|
Rusya’da 2
Mart 2008 tarihinde gerçekleştirilen Devlet Başkanlığı Seçimleri’ni Vladimir
Putin’e yakınlığıyla tanınan ve yine Putin’den tam destek almış olan Dmitry
Medvedev %70’e dayanan oy oranıyla kazanmıştır. Medvedev; Boris Yeltsin ve
Vladimir Putin’den sonra Rusya Federasyonu Başkanlık Koltuğu’na oturacak 3.
isim olacak.
Bilindiği
gibi Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve komünist sistemin çökmesinin ardından,
Rusya’da çok dramatik gelişmeler yaşanmıştır. Ekonomi çökmüş, birçok alanda
büyük sorunlar ortaya çıkmış ve Rusya’da sosyal yapı oldukça bozulmuştu.
Ayrıca, Çeçenistan Sorunu’nun da ortaya çıkmasıyla birlikte Rusya hem ülke
içerisindeki sorunlarla boğuşmak, hem de ayrılıkçı Çeçenistan Sorunu ile
uğraşmak zorunda kalmıştır. 1999’da Boris Yeltsin sonrası göreve gelen Vladimir
Putin çok büyük bir başarı göstermiş ve konjonktürel gelişmelerin de yardımıyla
Rusya’yı toparlamayı başarmıştır. Öncelikle, Çeçenistan’daki ayrılıkçı hareketi
bastırıp, merkeziyetçi yapıyı güçlendiren Putin, daha sonra SSCB’nin çöküşüyle
ortaya çıkan ve ekonomik anlamda oldukça güçlü, mafya ile de çok yakın
işbirliği içerisindeki ‘oligarkları’ sistemden söküp atmıştır. Oligarkların
sistemden atılması ile birlikte eli oldukça güçlenen Putin, tüm önemli enerji
ve telekom şirketlerini devletleştirmiştir. 2001 sonrası çok büyük bir artış
gösteren enerji fiyatlarının da etkisiyle Rus Ekonomisi toparlanma sürecine
girmiştir. Rusya, elinde bulunan petrol ve doğalgaz rezervlerini çok etkili bir
şekilde kullanmış ve bu doğal kaynakların ihracından elde ettiği geliri sosyal
yapının düzeltilmesi, ekonominin canlandırılması ve askeri gücün
arttırılmasında kullanmıştır. Rusya, Putin Döneminde Çin gibi çok önemli bir
devle işbirliğini geliştirmiş, Şangay İşbirliği Örgütü’nü kuvvetlendirerek Orta
Asya Devletleri ile yakın işbirliği kurmuştur.
Putin
Döneminde AB’nin de en önemli enerji tedarikçisi haline gelen Rusya, Avrupa’yı
bu alanda adeta kendine bağımlı hale getirmiştir. Ülkemiz ile de ekonomik
anlamda çok çeşitli antlaşmalar imzalayan Putin Rusya’sı bu ticaretten şu an
için karlı çıkan taraf konumundadır. Tıpkı AB gibi ülkemiz de enerji alanında
Rusya’ya bağımlı durumdadır.
Rusya-ABD
İlişkileri ise Soğuk Savaş’ın ardından yaşanan çöküş sonrası günümüzde tekrar
‘eşitlik’ ilkesine bağlanmıştır. Rusya, küresel dünyanın lideri ABD’yi
‘eleştirebilen’ birkaç ülke arasında yer almaktadır.
Mayıs ayında
Putin’in koltuğuna oturacak Dmitry Medvedev oldukça genç ve dinamik bir isim.
Bir süredir Putin’in en yakınındaki isimlerden biri olan Medvedev, Rusya’nın en
önemli şirketi, adeta ekonomisinin dinamosunu oluşturan, GAZPROM’un başındaki isim
olarak biliniyor. Putin’e göre daha liberal bir isim olarak görülmesine rağmen
yine de onun politikalarını yürüteceği tahmin edilen Medvedev, GAZPROM’un
başındaki isim olması nedeniyle özellikle Avrupalılar tarafından çok yakından
tanınıyor.
Dmitry
Medvedev, Mayıs ayında Başkanlık Koltuğu’na oturduğunda çözmesi gereken önemli
problemleri olacak. Bunlar, ülkenin giderek azalan etnik Rus nüfusu, çözülmesi
gereken ekonomik problemler, büyümenin arttırılması ve yine milli gelirin
nüfusun alt kesimlerine kadar yayılması gibi sorunlardır. Ayrıca, Doğu Avrupa
ve Balkanlar’da Rusya aleyhine gelişen olaylara da el atması gerekecek.
Özellikle, ABD’nin Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirmek istediği füze
savunma sistemleri konusu Medvedev’in karşısına çıkacak en önemli problemlerden
biri olacak.
Medvedev
Başkanlık Koltuğu’na oturduğunda Başbakanlık Koltuğu’na da büyük ihtimalle
Putin oturacak. Rusya Anayasası’na göre üst üste iki defadan fazla Başkanlık
yapılamadığı için Putin, Başkanlığı bırakmak zorunda kaldı ancak partisi
Birleşik Rusya, Rusya Parlamentosu’nun açık farkla en önemli partisi olduğu
için ve Putin de son parlamento seçimlerinde 1.sıradan seçildiği için büyük bir
ihtimalle Başbakanlık Koltuğu’na oturacak. Aslında, Putin kendisinin tekrar
Başkan seçilmesini önleyen Anayasa Maddesini değiştirebilirdi çünkü
Parlamento’da çok büyük bir güce sahipti. Ancak, Putin kendisi için Anayasa
değişikliği yapılmasını uygun görmedi ve koltuğu Medvedev’e bırakmak istediğini
açıkladı. Bunun üzerine partisi Birleşik Rusya tarafından kendisine önerilen
Başbakanlık Koltuğu’nu kabul etmiş gibi görünüyor. Böylece Putin, Başbakanlık
Koltuğu’nda oturarak, işleri denetlemeyi sürdürecek, Medvedev’i de yakın takibe
alacak. Mayıs ayından itibaren Medvedev-Putin ikilisini Rusya’nın başında
göreceğiz. Rusya’dan fısıldanan haberlere bakılırsa Putin, Medvedev’in görev
süresinin bitiminde tekrar Başkanlık Koltuğu’na oturma niyetinde.
İşte,
Rusya’da gerçekleştirilen Başkanlık Seçimleri’nin ardından genel tablo bu
şekilde görünüyor. Bakalım Medvedev Putin’in emanetçisi görevini üstlenecek
etkisiz bir Başkan mı olacak, yoksa kendi düşünceleri ve ideallerine göre
davranan bir lider mi? İkinci olasılık gerçekleşirse Rusya’da çok ilginç
gelişmeler yaşanabilir.
Göktürk TÜYSÜZOĞLU
|
Yorumla
2008-03-1816:21:49 bir şey sormak istiyorum.ruyadaki oligarkların moskova ve st. petersburg da yasamalarının ve buraları resmen olmasada idare etmelerinin ve buna bağlı olarak diğer şehirlere oranla kat kat üstün olmalarının(ekonomik ve yapısal) ilerde rusyanın bi bölünmeye gideceğine işaret midir?